27 Haziran 2017 Salı

Whatsup' ım yok

Whatsup yüklü telefonumuz ıslandı. Tekrar çalışıp çalışmayacağı belli değil. Lütfen 'uzaktan görü seans' isteklerinizi yalnızca strongwings121212@gmail.com adresinden yapın.
Şayet ilk iletişimi whatsup'tan yaptıysak ve seans tarihini bekliyorsanız lütfen email ile bilgilerinizi yeniden gönderin.

Sevgiler

12 Mayıs 2017 Cuma

http://journeyto-miracle.blogspot.com/

Mucizeye yolculugumuz boyunca bu sayfadan paylasimlarda bulunmayacagim. http://journeyto-miracle.blogspot.com/

Mucizeye Yolculuk 13 mart 2017 de basladi.
Rotamız, Brezilya, Bolivya, Peru, Ekvador, Kolombiya, Meksiko, Kuzey Amerka, Japonya, Türkiye.

Brezilya ve Bolivya'dan geçtik. Şimdi Peru'dayız

Dunya cakralarina yaptigimiz yolculuklari anlattigimiz yazilari okumak, o mekanlarda kaydettigimiz ses sifa kayitlarini dinlemek ve resimlerini gormek istiyorsaniz, bu cekimi hissediyorsaniz, sizi Mucizeye yolculuk´a davet ediyoruz.

http://journeyto-miracle.blogspot.com/

(Not:

Yolculuk halinde olduğumuz için mesajlarınıza hemen cevap veremeyebilirim ama muhakkak ilk fırsatta yanıtlarım.

Uzaktan görü seansının bedeli 15 Haziran 2017 itibari ile 250 Tl dır.
(Daha erken başvuran ve seans tarihini bekleyenler için eski fiyat olan 200 tl geçerlidir)
 

1 Ocak 2017 Pazar

Işığın İşçisine

AH

Acı

Öfke

Sessizlik

İçsel arayış;

Ben kimim ve neden böyle bir realitenin parçasıyım?

--
Sözüm sana insanlık. Sen birey birey, kocaman bir birsin. Ayrı ayrı akıllardan kocaman bir akıl...

...ve sen realitenin parçası değilsin... realite senin bir parçacığın.

Gördüğün ve deneyimlediğin realite, senin içinde hapsettiğin karanlığın bir parçası;
öfkenin, acının, korkunun bir parçası.
İçindeki o küçücük karanlığı o kadar iyi saklamışsın ki İNSANLIK, içine bakıp da göremiyorsun.
Ama ilahi yasalar öyle gerektiriyor ki, sen içinde göremediğini dışında görüyorsun.



Dışında gördüğün realiteyi ve onun parçalarını lanetlediğinde aslında kendini,
kendi içindeki karanlığı lanetliyorsun; kendine küfrediyorsun; kendinle barıştan uzaklaşıyorsun;
içindeki karanlığı anlamaktan uzaklaşıyor, üstüne biraz daha karanlık ilave ediyorsun.
Sen böyle yaptıkça dışarıda daha fazla, daha fazla karanlık görüyorsun; göreceksin.
Çünkü varoluşun matematiğini anlayamamışsın. Sen anlayana kadar aynı deneyimi yaşamaya kendini mahkum edersin.

Ta ki bir an gelip içindeki karanlığı keşfedene, anlayana, kabul edene, bağışlayana, serbest bırakana dek...

O noktadan sonra, dışarıda gördüğün karanlık senin içinin bir yansıması değildir artık. O Kollektifin evrimleşmekte,
arınmaktaki karanlığıdır ve artık canını acıtmaz, acıtamaz. Aranızdaki bireysel etkileşim artık bitmiştir.
O kollektif karanlığın arınmasında, İNSANLIĞIN büyük yüzleşmesinde yardımcı, destekçi, ilham verici, ışık tutan
olursun. Acı yine vardır da bireysel değildir artık. Merhametinden doğan bir empatinin sonucudur. Bu acıyı gönüllü duyarsın ve
hiç de kurban görmezsin kendini. Ah umudum söndü, ışığım soldu demezsin. Sen ki ışığın bekçisi, tutucusu, görevlisi...
Nasıl solsun-bitsin sonsuz olan...

Ah ışığın işçisi; içindeki karanlıkla yüzleş. Karanlıkla arandaki bireysel ilişkiyi çözümle. Ve gerçek ol. Gerçek ol. OL.

14 Aralık 2016 Çarşamba

İstanbul Bireysel Şifa ve Rehberlik Seanslarımız

Bu gün Japonya'daki son seansımızı verdik. 16 Aralık'ta İstanbul'a uçacağız.
Ocak ayı boyunca bireysel rehberlik ve şifa seanslarımızı İstanbul'da vereceğiz.



Bu sene 2 seans oluşturduk.

*Strong Wings (Gökhan) ile rehberlik ve şifa seansı
*Yuuka ve Strong Wings rehberlik ve şifa seansı



Kalbinizden hangi seansı almak geçiyorsa öyle olsun.

Seanslar ve fiyatları hakkında bilgiyi okumak için seanslar sayfasını ziyaret edin lütfen.
Rezervasyonun için;

https://www.facebook.com/strong.wings.1

ya da strongwings121212@gmail.com dan yapabilirsiniz

0507 936 42 79 telefon numaramız da 20 aralıktan itibaren açık olacak.







12.12

12.12. Değişimi, dönüşümü kabul edenlerin, özünü arayanların DNA sındaki kapalı kodları aktive eden evrensel bir enerjinin günüydü.

Japonya'daki son Ruh Toplantımızda özünü arayan dostlarla bir araya geldik; hem öz şifamız için hem dünya barışı için birlikte dua edip meditasyon yaptık. İnsanlığa göndermek istediğimiz bir mesaj vardı; o sebeple bu video kaydını tuttuk.

''Yılmayın, IŞIĞINIZI KAYBETMEYİN...''






(Türkçe alt yazıları var)
















9 Aralık 2016 Cuma

Yeni jenerasyon çocuklar ve ebeveynleri

Yeni jenerasyon çocuklar ve ebeveynleri



Biz mi onları eğiteceğiz, yoksa onlar mı bizi eğitmeye geldiler...

Türk ebeveynlerin belki çoğu, çocukları eğmemiz, bükmemiz, şekillendirmemiz gereken cahil, çaresiz ve zayıf küçük minicik şeyler gibi görüyor. Oysa yeni jenerasyonun  belki çoğu ruhen bizden çok daha yaşlı ve deneyimli.

Dünyalıları, dünyalarını yoketmeden önce eğitebilmek, ruhani evrimlerini hızlandırabilmek, onlara galaktik çağa geçişlerinde yol gösterebilmek için son bir kaç hayattır dünyaya enkarne olan ya da dnalarını yeni jenerasyon insanlara geçiren bizden milyonlarca yıl ileri bir teknoloji ve bilinç seviyesinden gelen bu varlıklara ''Sütünü içmeden masadan kalkmak yok'' diyoruz belki.

Sanki çok yüksek enerjilerini bu insan bedenine indirebilmeleri yeterince zor değilmiş gibi, sanki her istediklerini düşünce gücüyle eforsuzca yaratabildikleri bir enerji alemden -herşeyin vakit aldığı bu fizik aleme gelmek ve uyumlanmak yeterince zor değilmiş gibi bir de baskıcı ebeveynlerle uğraşmaları ve onları eğitmeleri gerekli.. Zor. Ama gönüllü olmuşlar.

Kızım Maya 4 yaşına girmek üzere. Hem Türkiye'de hem Japonya'da hem de seyehatlarimizde uğradığımız başka ülkelerde ebeveynleri gözlemleme şansım oldu. En baskıcı biziz... Türk ailesi.. Hem annesi hem babası..
Ne yenecek, ne içilecek, ne giyilecek, ne giyilmeyecek... Parkta çocuk biraz koşsa, biraz hızlı tırmansa merdivenleri, biraz yüksek sallansa hemen durdurma, azarlama... Biraz ateşlense hemen antibiyotikle bastırma. Kısaysa boyunu uzatmaya çalışmak, zayıfsa şişmanlatmaya.. Biraz çıplak kalsa zorla giydirmek vs. Biz çok seviyoruz ya.. Sanki çocuğunu bebekken havuza bırakıp yüzmeyi öğreten, karda çıplak oynatan başka ulusların insanları sevgiyi anlamıyor.. Biz anlıyoruz..

Bizlere unutturulmuş beden bilgeliğimiz. Bedenimizin neye ihtiyaç duyduğu önemsizleştirilmiş. Bizim için iyi olduğu öngörülen neyse ona garkedilmişiz. Aile, hekim ve öğretmenler elbirliğiyle fabrika çıktısı gibi birbirine benzeyen insanlar yaratmaya çalışmışlar. Şimdi yaşımız ilerlerken yeniden keşfetmeye başladık beden dilimizi, bilgeliğimizi ve kendimize has halimizi.
Bu beden ilaçsız iyileştirebiliyormuş kendini ; ve iyileştirdikçe de güçleniyormuş. Ne tür yiyeceğe ne zaman ihtiyaç duyduğunu biliyormuş bu beden.
Proteini vitamini kağıt kalamle hesaplamaya gerek yok...
Sanki bütün çocuklara aynı diet iyiymiş gibi, sanki bütün çocuklara aynı saatte yemek aynı saatte uyumak iyiymiş gibi davranmaktan vazgeçelim. Her biri kendine has. Herbirinin beden kullanma klavuzu birbirinden farklı .. ve dahası biz ebeveyn olarak o klavuzda ne yazdığını bilmiyoruz.. Bunu onlar biliyor..

Maya bir süredir 'Ben gökyüzünden geldim ve UFOlar arkadaşım' diyordu.

Bu gün dediki 'Gökyüzüne gitmeden önce öldüm.'
Sordum:
'Peki öldüğünde mutlu muydun, üzgün müydün?
''Çok mutluydum. Çünkü yeni bir Maya olarak gelecektim''
'Öldüğünde kadın mıydın, erkek mi?'
''Öldüğümde babanneydim, bir tane oğlum vardı''

Dedim ki Maya, ben de çok öldüm ve yeniden geldim 'yeni bir ben olarak.

Dedi ki: ''Ben çok ölmedim, 2 defa öldüm, iki defa yeni Maya olarak geldim. 2 kere babanneydim''

Vaav dedim, 'bunu anneannene anlat bu gün'.
''Hayır'' dedi. ''Anneannem anlamaz.''
Güldük.

Sonra ayaklarının soğuk olduğunu ve çoraplarını giymesi gerektiğini söyledim.
''Ben çıplak ayak gezmeyi seviyorum dedi''

Israr etmedim. Benim en önemli kırmızı çizgilerimden biri olan ÇORAP mevzusunu bir kenara bıraktım, çizgiyi de sildim. Öyle seviyor.
Saygı duymayı öğrenmeliyim.
Ben gece 3 kazakla 2 battaniyeyle yatabilirim. Maya buz gibi bir kış gecesi ince bir tişörtle ve pikesiz yatar. Üstüne örttüklerimizi de üstünden atar.

Çocuklarımız bizden ve birbirlerinden farklı. Bunu görelim, anlayalım. Onlara saygı duyalım.


8 Aralık 2016 Perşembe

Kutsal Mavi

Shikoku Adası'nda 16. yy da inşaa edilmiş bir budist tapınağında kaldık.. Buraya Rahibin eşi tarafından ruhani bir seremoni gerçekleştirmemiz için davet edilmiştik. Seremoniye katılanlar bizim gibi uzaklardan gelmişti. Rahip dostumuz bütün seremoni boyunca ateşi canlı tuttu ve geceyi fotoğrafladı. Gece boyunca kuvvetli bir enerjiyle sarılıp sarmalandık. Bütünün hayrına dualar ettik. Gece fotoğraflarında etrafımızı sarmalayan enerji mavi olarak görünmüş. Bu İlahi mavi ışığın bize ve alanlara mesajı: ''Eksik değilsiniz. Daha kuvvetli, daha başarılı ya da daha güzel olmaya ihtiyacınız yok. Siz olduğunuz halinizle her an bütünsünüz. Bunu bildiğiniz an şükran duyarsınız. Ve bu, an'da olduğunuz Andır...Bunu bilin,şükredin ve rahatlayın'' 
Şükürler olsun!!!