1 Ocak 2017 Pazar

Işığın İşçisine

AH

Acı

Öfke

Sessizlik

İçsel arayış;

Ben kimim ve neden böyle bir realitenin parçasıyım?

--
Sözüm sana insanlık. Sen birey birey, kocaman bir birsin. Ayrı ayrı akıllardan kocaman bir akıl...

...ve sen realitenin parçası değilsin... realite senin bir parçacığın.

Gördüğün ve deneyimlediğin realite, senin içinde hapsettiğin karanlığın bir parçası;
öfkenin, acının, korkunun bir parçası.
İçindeki o küçücük karanlığı o kadar iyi saklamışsın ki İNSANLIK, içine bakıp da göremiyorsun.
Ama ilahi yasalar öyle gerektiriyor ki, sen içinde göremediğini dışında görüyorsun.



Dışında gördüğün realiteyi ve onun parçalarını lanetlediğinde aslında kendini,
kendi içindeki karanlığı lanetliyorsun; kendine küfrediyorsun; kendinle barıştan uzaklaşıyorsun;
içindeki karanlığı anlamaktan uzaklaşıyor, üstüne biraz daha karanlık ilave ediyorsun.
Sen böyle yaptıkça dışarıda daha fazla, daha fazla karanlık görüyorsun; göreceksin.
Çünkü varoluşun matematiğini anlayamamışsın. Sen anlayana kadar aynı deneyimi yaşamaya kendini mahkum edersin.

Ta ki bir an gelip içindeki karanlığı keşfedene, anlayana, kabul edene, bağışlayana, serbest bırakana dek...

O noktadan sonra, dışarıda gördüğün karanlık senin içinin bir yansıması değildir artık. O Kollektifin evrimleşmekte,
arınmaktaki karanlığıdır ve artık canını acıtmaz, acıtamaz. Aranızdaki bireysel etkileşim artık bitmiştir.
O kollektif karanlığın arınmasında, İNSANLIĞIN büyük yüzleşmesinde yardımcı, destekçi, ilham verici, ışık tutan
olursun. Acı yine vardır da bireysel değildir artık. Merhametinden doğan bir empatinin sonucudur. Bu acıyı gönüllü duyarsın ve
hiç de kurban görmezsin kendini. Ah umudum söndü, ışığım soldu demezsin. Sen ki ışığın bekçisi, tutucusu, görevlisi...
Nasıl solsun-bitsin sonsuz olan...

Ah ışığın işçisi; içindeki karanlıkla yüzleş. Karanlıkla arandaki bireysel ilişkiyi çözümle. Ve gerçek ol. Gerçek ol. OL.

14 Aralık 2016 Çarşamba

İstanbul Bireysel Şifa ve Rehberlik Seanslarımız

Bu gün Japonya'daki son seansımızı verdik. 16 Aralık'ta İstanbul'a uçacağız.
Ocak ayı boyunca bireysel rehberlik ve şifa seanslarımızı İstanbul'da vereceğiz.



Bu sene 2 seans oluşturduk.

*Strong Wings (Gökhan) ile rehberlik ve şifa seansı
*Yuuka ve Strong Wings rehberlik ve şifa seansı



Kalbinizden hangi seansı almak geçiyorsa öyle olsun.

Seanslar ve fiyatları hakkında bilgiyi okumak için seanslar sayfasını ziyaret edin lütfen.
Rezervasyonun için;

https://www.facebook.com/strong.wings.1

ya da strongwings121212@gmail.com dan yapabilirsiniz

0507 936 42 79 telefon numaramız da 20 aralıktan itibaren açık olacak.







12.12

12.12. Değişimi, dönüşümü kabul edenlerin, özünü arayanların DNA sındaki kapalı kodları aktive eden evrensel bir enerjinin günüydü.

Japonya'daki son Ruh Toplantımızda özünü arayan dostlarla bir araya geldik; hem öz şifamız için hem dünya barışı için birlikte dua edip meditasyon yaptık. İnsanlığa göndermek istediğimiz bir mesaj vardı; o sebeple bu video kaydını tuttuk.

''Yılmayın, IŞIĞINIZI KAYBETMEYİN...''






(Türkçe alt yazıları var)
















9 Aralık 2016 Cuma

Yeni jenerasyon çocuklar ve ebeveynleri

Yeni jenerasyon çocuklar ve ebeveynleri



Biz mi onları eğiteceğiz, yoksa onlar mı bizi eğitmeye geldiler...

Türk ebeveynlerin belki çoğu, çocukları eğmemiz, bükmemiz, şekillendirmemiz gereken cahil, çaresiz ve zayıf küçük minicik şeyler gibi görüyor. Oysa yeni jenerasyonun  belki çoğu ruhen bizden çok daha yaşlı ve deneyimli.

Dünyalıları, dünyalarını yoketmeden önce eğitebilmek, ruhani evrimlerini hızlandırabilmek, onlara galaktik çağa geçişlerinde yol gösterebilmek için son bir kaç hayattır dünyaya enkarne olan ya da dnalarını yeni jenerasyon insanlara geçiren bizden milyonlarca yıl ileri bir teknoloji ve bilinç seviyesinden gelen bu varlıklara ''Sütünü içmeden masadan kalkmak yok'' diyoruz belki.

Sanki çok yüksek enerjilerini bu insan bedenine indirebilmeleri yeterince zor değilmiş gibi, sanki her istediklerini düşünce gücüyle eforsuzca yaratabildikleri bir enerji alemden -herşeyin vakit aldığı bu fizik aleme gelmek ve uyumlanmak yeterince zor değilmiş gibi bir de baskıcı ebeveynlerle uğraşmaları ve onları eğitmeleri gerekli.. Zor. Ama gönüllü olmuşlar.

Kızım Maya 4 yaşına girmek üzere. Hem Türkiye'de hem Japonya'da hem de seyehatlarimizde uğradığımız başka ülkelerde ebeveynleri gözlemleme şansım oldu. En baskıcı biziz... Türk ailesi.. Hem annesi hem babası..
Ne yenecek, ne içilecek, ne giyilecek, ne giyilmeyecek... Parkta çocuk biraz koşsa, biraz hızlı tırmansa merdivenleri, biraz yüksek sallansa hemen durdurma, azarlama... Biraz ateşlense hemen antibiyotikle bastırma. Kısaysa boyunu uzatmaya çalışmak, zayıfsa şişmanlatmaya.. Biraz çıplak kalsa zorla giydirmek vs. Biz çok seviyoruz ya.. Sanki çocuğunu bebekken havuza bırakıp yüzmeyi öğreten, karda çıplak oynatan başka ulusların insanları sevgiyi anlamıyor.. Biz anlıyoruz..

Bizlere unutturulmuş beden bilgeliğimiz. Bedenimizin neye ihtiyaç duyduğu önemsizleştirilmiş. Bizim için iyi olduğu öngörülen neyse ona garkedilmişiz. Aile, hekim ve öğretmenler elbirliğiyle fabrika çıktısı gibi birbirine benzeyen insanlar yaratmaya çalışmışlar. Şimdi yaşımız ilerlerken yeniden keşfetmeye başladık beden dilimizi, bilgeliğimizi ve kendimize has halimizi.
Bu beden ilaçsız iyileştirebiliyormuş kendini ; ve iyileştirdikçe de güçleniyormuş. Ne tür yiyeceğe ne zaman ihtiyaç duyduğunu biliyormuş bu beden.
Proteini vitamini kağıt kalamle hesaplamaya gerek yok...
Sanki bütün çocuklara aynı diet iyiymiş gibi, sanki bütün çocuklara aynı saatte yemek aynı saatte uyumak iyiymiş gibi davranmaktan vazgeçelim. Her biri kendine has. Herbirinin beden kullanma klavuzu birbirinden farklı .. ve dahası biz ebeveyn olarak o klavuzda ne yazdığını bilmiyoruz.. Bunu onlar biliyor..

Maya bir süredir 'Ben gökyüzünden geldim ve UFOlar arkadaşım' diyordu.

Bu gün dediki 'Gökyüzüne gitmeden önce öldüm.'
Sordum:
'Peki öldüğünde mutlu muydun, üzgün müydün?
''Çok mutluydum. Çünkü yeni bir Maya olarak gelecektim''
'Öldüğünde kadın mıydın, erkek mi?'
''Öldüğümde babanneydim, bir tane oğlum vardı''

Dedim ki Maya, ben de çok öldüm ve yeniden geldim 'yeni bir ben olarak.

Dedi ki: ''Ben çok ölmedim, 2 defa öldüm, iki defa yeni Maya olarak geldim. 2 kere babanneydim''

Vaav dedim, 'bunu anneannene anlat bu gün'.
''Hayır'' dedi. ''Anneannem anlamaz.''
Güldük.

Sonra ayaklarının soğuk olduğunu ve çoraplarını giymesi gerektiğini söyledim.
''Ben çıplak ayak gezmeyi seviyorum dedi''

Israr etmedim. Benim en önemli kırmızı çizgilerimden biri olan ÇORAP mevzusunu bir kenara bıraktım, çizgiyi de sildim. Öyle seviyor.
Saygı duymayı öğrenmeliyim.
Ben gece 3 kazakla 2 battaniyeyle yatabilirim. Maya buz gibi bir kış gecesi ince bir tişörtle ve pikesiz yatar. Üstüne örttüklerimizi de üstünden atar.

Çocuklarımız bizden ve birbirlerinden farklı. Bunu görelim, anlayalım. Onlara saygı duyalım.


8 Aralık 2016 Perşembe

Kutsal Mavi

Shikoku Adası'nda 16. yy da inşaa edilmiş bir budist tapınağında kaldık.. Buraya Rahibin eşi tarafından ruhani bir seremoni gerçekleştirmemiz için davet edilmiştik. Seremoniye katılanlar bizim gibi uzaklardan gelmişti. Rahip dostumuz bütün seremoni boyunca ateşi canlı tuttu ve geceyi fotoğrafladı. Gece boyunca kuvvetli bir enerjiyle sarılıp sarmalandık. Bütünün hayrına dualar ettik. Gece fotoğraflarında etrafımızı sarmalayan enerji mavi olarak görünmüş. Bu İlahi mavi ışığın bize ve alanlara mesajı: ''Eksik değilsiniz. Daha kuvvetli, daha başarılı ya da daha güzel olmaya ihtiyacınız yok. Siz olduğunuz halinizle her an bütünsünüz. Bunu bildiğiniz an şükran duyarsınız. Ve bu, an'da olduğunuz Andır...Bunu bilin,şükredin ve rahatlayın'' 
Şükürler olsun!!!













3 Gün Uygulamalı Kanallık - Bilgi ve Şifa Aktarımı Kursu - İstanbul, İzmir, Antalya, Ankara

Strong Wings Gökhan ile 3 Gün Uygulamalı Kanallık - Bilgi ve Şifa Aktarımı Kursu

*İstanbul - Radia Gelişim 20-21-22 Ocak
Rezervasyon: info@radiagelisim.com Telefon: 0212 296 00 08

*İzmir - Birartıİki 3-4-5 Şubat
Rezervasyon : bilgi@birartiiki.com Telefon: +90 530 0113344. 

*Antalya - Anka 9-10-11-12 Şubat (9 şubat tanıtım semineri ve mini ses ile şifa çemberi)
Rezervasyon: info@ruhsalsifa.com Telefon: 0242-321 32 27 

*Ankara - Simyacılar 17-18-19 Şubat
Rezervasyon: bilgi@simyacilar.com 0533 362 17 46
0533 633 54 45
----------------------------------------------------------------------------------

Yaşadıklarım, özümden gelen sesi dinlemeyi öğretti; yani, Yaratan'ı ve onun sonsuz kaynaklarını dinlemeyi...

Kendine has zorlukları ve güzellikleri olan bir çocukluk; hipi vari, rocker, sokak müzisyeni gençligim; ezber dolu uzun bir eğitim ile alınan-kazanılan diplomalar, sertifikalar, ehliyetler; uzak yol gemi vardiya zabiti oluşum (4.,3. Kaptanlık), 9 yıl süren deniz deneyimi, okyanuslar, fırtınalar, depresyon-alkol-sigara; gökten düşercesine bir geceliğine kavuştuğum bir Rum Kızılderili Şefi, bana ''Strong Wings'' (Güçlü Kanatlar) ismini verişi ve ''İsminin anlamını bulacaksın'' demesi; hayatın amacını sorgulayarak geçirdiğim gemi geceleri; bir ruh eşi çiftin birbirini Hindistan'da buluş öyküsünü roman olarak yazışım ve yayımlayışım; sonra yollara düşüp arayışım; sonra gerçekten ruh eşimi Hindistan'da buluşum ve oracıkta evlenişim; eski alışkanlıklarımın birden sona ermesi; şifaci ve ruhani tarafımı keşfedişim; bütün diploma ve kaptan ehliyetlerimi ''Strong Wings'' ismini aldığım dağ başında yakışım; yeni hayatıma doğru kanat açışım; eşimin ülkesi olan Japonya'daki yaşamım ve kızımızın ellerime doğuşu; özümden inen yeni bilgilerle donanışım; şifa,şarkı ve seyehat dolu özgür bir hayat...
Aldığı eğitim ve geçirdiği ruhani dönüşüm nedeniyle hem sol hem de sağ beynini geliştirebilmiş biri olarak, deneyimleyerek ve üstadlardan dinleyerek öğrendiğim ''Evrensel Enerjilere Kanallık ve Şifa''nın öz bilgisini aktarmak üzere geliyorum.

3 Gün Uygulamalı Kanallık - Bilgi ve Şifa Aktarımı Kursu (2. gün kendini şifalandır günü)

Kanallık: Her an inmekte olan kutsal enerjileri, bilgi ve şifa aktarmak niyetiyle boyutlararası uzanan bedeninden geçirmek ve aktarmak.

(-Bu kurs boyunca yapacağımız her bir uygulama meditasyonunda kişiler kendilerini şifalandırma fırsatını bulacaklar.)

(Her daim çemberimizin ortasında duracak olan büyük bir kavanoz suya zaman zaman evrenin şifalandıran ve bilinç yükselten enerjilerini aktarıp içeceğiz.)

(Gelirken lütfen kristallerinizi ve taşlarınızı da getirin ki onlar da bu yüksek enerjilerden nasiplerini alarak temizlensin ve güçlensinler)

(Lütfen kurs öncesi 1 adet sarkaç edinin. Pahallı bir şey almanıza hiç gerek yok. Bir taşin ucuna ip bağlasanız da aynı işi görecektir.)

(Gelirken bütün beklentilerinizi ve kütüphanenizi evde bırakın. Temiz bir kağıt gibi gelin lütfen)

(Adil Enerji Paylaşımi için belirlediğimiz bedel 700 tl)

Kurs-atölye programı:

1.Gün 10:00-17:00

-Açılış duası ve meditasyonu
-Yaratılış, boyutlar, yüksek benlik, varlık, insan, ego
-Prana, çi
-Enerjiye kanal olmak, enerjiyi aktarmak, bilgi kanalliği
-Güven ve korku
-Kendine izin vermek, izin dereceleri
-Izin meditasyonu – seremonisi – inisiyasyonu (uygulama-deneyim)
-Kanallık çalışmasi için bedenin, aklın, ruhun, mekanın hazırlığı
-Dua, Topraklanma, Merkezlenme
-Merkez kanal farkındalığı
-Yüksek benlik ve yeryüzü enerjisinin kutsama olarak aktarımı (1 sürahi su üstünde uygulama)
-Evrenin ışık varlıklarıyla, (melekler, rehber ruhlar, yükselmiş efendiler…) arındıran, şifalandıran, dönüştüren, yükselten enerji kanallığı ve aktarımı (uygulama meditasyonu)
(Farklı ışık kaynaklarından gelmekte olan enerjiyi bir master kristal üzerine aktarmak, kristalden taşması)
-Yüksek ışık kaynaklarının rehberliğinde sarkaç okuma, kart okuma, konuşarak ve yazarak evrensel bilgi aktarımı
-Kapanış-şükran duası ve meditasyonu

2. Gün (Kendini Şifalandır) 10:00-17:00

-Açılış duası ve meditasyonu
-Akaşik kayıtlar (geçmiş ve gelecek), izinler. (Akaşik kayıtlarda geçmiş görme-meditasyon –uygulama)
(Bu gününüze en çok etki eden geçmiş travmatik deneyimin görülmesi ve şifalandırılması)
-Rehber ruhlar, (Buluşma meditasyonu – uygulama)
-Iç çocuk ile buluşma, iç çocuğu şifalandırma (meditasyon – uygulama)
-Ata ruhlarımızla bağımız ve etkileşimlerimiz, onları ve kendimizi şifalandırmak (uygulama – meditasyon)
- Renk kanallığı, farklı renklerdeki ışıkların aktarımı (bir sürahi su üstünde deneyim)
- Hastalık ve şifa, dünya bilgisi ve öz bilgi
-Auranın anatomisi , aurayı görmek ve anlamak, auranın katmanları ve renkleri
- Kapanış-şükran duası ve meditasyonu

3. Gün 10:00-17:00

-Açılış duası ve meditasyonu
-Çakra anatomisi,
-7 ana çakrayı sarkaç ile okumak – Yüksek benlikten ilgili çakra için bilgi kanalize etmek. Çakra halleri ve insan psikolojisi. Çakrayı şifalandirmak, dengelemek.
- Aura katmanlarında blokaj tespiti ve arındırması – teknikler
-Temel karın masaji (iç organ çi masajı) ve rüzgar kapılarının açılımı (Vakit yeterli ise)
-Varlığa yapışmış enerji parazitleri ve karanlıkların ışığa gönderilmesi
-UYGULAMA – çiftler halinde çalışma – çakra çalışması- blokaj tespiti, arındırması- bilgi kanalize etme, şifaya kanallık
- Kapanış-şükran duası ve meditasyonu

Her biri hakkında en az bir kaç kitap yazılabilecek, bir üniversete yaşamı boyunca okunabilecek bu kadar önemli konuyu bir araya getirişimin sebebi 3 gün içinde bir şifacı yaratma saflığı değil tabii. Bu konuları gizemli olmaktan çıkarmak ve günlük hayatımızın parçası haline getirebileceğimizi size basit deneyimler yaşatarak göstermek. Çünkü Kanallık ve Şifa bizim doğamız ve dünya üstünde açılan yeni çağın merkezi. Dolayısıyla bu kursun yalnızca şifacılara değil hayatın her renginden kimselere hitab edeceğini söylemek isterim.

Aktarmaya hazır olan beni ve almaya hazır olan sizi bir araya getirdiği için önce Yaratan'a şükreder, sonra Gelişim-Dönüşüm-Şifa atölyelerinin kapılarını açan güzel insanlara şükranlarımı sunarım. Buluşmamız bütünün en yüksek hayrına olsun. Ve öyle oldu; Şükürler olsun

DÜNYA BARIŞI

Dünya ve İnsanlık tarihi açısından çok önemli bir dönüm noktasındayız. Ve işaretler yolumuzun ışığa, sevgiye ve barışa doğru
gittiğini gösteriyor. Resme çok yakından bakanlar gördükleri zulüm ve fakirlik manzaraları ile umutsuzluğa
kapılabiliyor. Bir kaç adım geri durup resmin bütününe bakın. Bizim gördüğümüz iyi işaretleri göreceksiniz.
Karanlık ve fenalıkmış gibi gözüken durumların dahi altından ışık ve sevgi ve barış taşmaya başladığını
siz de göreceksiniz.
Uzun zamandır Amerika, Dakota'da, bir petrol şirketinin tamamlamaya çalıştığı petrol hattının yapımını protesto eden
Amerikan Yerlileri, çevreciler, ruhani insanlar, aktivistler, barışçıl bir gurup olarak büyüyordu.
Son olarak bu barışçıl guruba Amerikan ordusunda hizmet vermiş 2000 kadar gazi katıldı; Polis ve protestocular arasında koruyucu
bir canlı barikat oluşturdular. Gazilik Amerika'da en çok saygı duyulan ünvanlardan biri. Polis ve ordu onları geçip
protestoculara ulaşamaz. Şimdilik petrol hattının yapımı durmuş durumda.
Bu gaziler tıpkı Amerikan yerlilerine yapıldığı gibi başka ülkelerin yerlilerine karşı açılan savaşlara katılmış.
Vietnam, Irak, Suriye, Afganistan, Lübnan vs... ve en nihayetinde Amerikan Halkına yaptıklarını sandıkları hizmeti
aslında dünyayı kendi çıkarlarına yöneten bir kaç karanlık guruba yaptıklarını anlamış... uyanmış... pişmanlık içinde olan
ruhlar.
Bu videoyu izlerken her defesında göz yaşlarımı tutamadım. Dünyanın nasıl çılgın bir hızla değişmekte olduğunun kanıtı;
hayatımızda şahit olduğumuz en önemli tarihi olaylardan biri.
Amerikan gazileri ve Amerikan yerlileri bir bağışlama-bağışlanma seremonisinde..
Gazilerin sözcüsü özetle şöyle diyor:
'' Biz topraklarınızı çaldık, dilinizi yoketmeye çalıştık, çocuklarınızı kaçırdık, kutsal saydığınız her şeyi kirlettik,
kutsal dağlarınızın üstüne başkan seçtiğimiz kimselerin heykellerini diktik, sizinle anlaşmalar yaptık ve hiç birine uymadık,
sizden çaldık ve size saygı göstermedik. ve şimdi buradayız, sizden af dilemek için. Biz amerikan gazileri olarak sizin hizmetinizdeyiz
ve sizden af diliyoruz''
sonra Amerikan Yerlilerininden Lakota klanının şefi önünde diz çöküp binlerce belki milyonlarca ruhun bağışını alıyorlar.
Şef ayağa kalkıp şu mesajı veriyor:
''DÜNYA BARIŞI... DÜNYA BARIŞI''
'Biz yerin bekçiliği görevimizi bu güne kadar taşıdık. Biz toprağın sahibi değiliz. Toprak bizim sahibimiz''
İçim titriyor düşündükçe.Biliyorum pek çoğumuzun geçmiş hayat deneyimleri var o ya da bu kıtada, yerli hayatlarda..
biliyorum çoğumuz gördük o zulmü.. Biz değilsek bile atalarımız ..
o acı dnamızda... Bu bağışlanma dileği ve bu bağışlama içimde derinlerde yatan bir duyguyu canlandırdı.
Bağışlıyorum kendim ve atalarım adına.
DÜNYA BARIŞI...
DÜNYA BARIŞI...


( Bir kaç ay evvel de Avustralya Aborjinlere topraklarını geri verdi... İnsanlık olarak büyük bir şifalanma yaşıyoruz. Kollektif bilinç arınıyor. Şükürler olsun.
)