29 Kasım 2016 Salı

Ve Öyle Oldu



(Ve öyle oldu. Şükürler olsun.)
içimden bu konu üzerine yazmak geldi bu gün. Ruhani insanların, güzel dilek ve temennilerinin sonuna söylediği-yazdığı
ve belki gerçek anlamını ya da etkisini bilmediği, belki çok kullanılmaya başlamış olması nedeniyle kimilerince
'yeni çağ uydurması' zannedilebilen, bir kısa cümle.
Ve öyle oldu...
İçinde yaşadığımız bu dünya ve olaylar zinciri, maddelerin katılığı, zamanın hapsedici etkisi, kaderi bize düz bir çizgi gibi
hissettiriyor. Doğarsın, büyürsün, aşık olursun, büyürsün, evlenirsin, çocukların olur, yaşlanırsın, torunların olur vs vs... sonunda
ölürsün. Anda olma sanatını bilmeyen, deneyimlemeyen birine zaman ve kader
düz gözükür. Bir an için yaşadığının farkına varmak anda olmanın pek çok seviyesinden biridir ve o sanatın en dış kapısıdır.
Meditasyon, dua, ruhani seremoniler yoga gibi araçları kullanarak kendini tanımış; duygularını, aklını ve özünü anlamış,
varoluşun değişik boyutlarını sezmiş birinin anda olma sanatındaki derecesi ve kazandığı yeni yetenekler-güçler farklı olacaktır.
Anda olmanın derecelerinin kendine has hediyeleri vardır ve bunlardan bir tanesi paralel evrenlerde sonsuz olasılıkları deneyimlemekte olan
kendisinin en hayırlı, en ışık dolu, versiyonlarını sezebilmesidir. İçinde bulunduğu alemde de niye bulunduğunun, yani görevinin bilincindedir.
Ve bir dua eder: ''Yaratan'dan diliyorum.Bütünün en yüksek hayrına savaşlar bitsin; dünya şifalansın; insanlık birlik bilincine yükselsin''
ve şöyle tamamlar: ''Ve öyle oldu. Şükürler olsun''
Bunu der, çünkü O paralel evrenler içinde, o sonsuz olasılıkların içinde kalbinin gözüyle, barışın ve yükselişin deneyimini görmüş dahsı deneyimlemiştir.
'Ve öyle oldu'
cümlesi çıkarken kalbinde bir kutlama, gerçek bir sevinç vardır. Onun için, barış ve yükseliş gelecekte bir yerde değil,
o an'ın içindedir. O neşe, bir kutlama bandosu gibidir insan bedeninin içinde; çaldığında tüm beden titrer zevkle. Belki gözler yaşarır.
Bu dua, anda oluşun bu derecesi, o realiteden bu realiteye, yani o paralel evrenden bu aleme bir enerji kanalize eder. Gördüğü, tattığı barışın ve yükselişin
enerjisini kanalize eder. Enerjidir fiziksel realiteyi yaratan.
Öte yandan; kalbinde aslında barışa dair umut olmayan, belki kendi özel hayatında savaşlar olan ve de ne bu alemin ne de başka alemlerin farkında olmayan
birinin barış duasının sonuna koyduğu ''ve öyle oldu'', içine tavşan koymayı unuttuğu sihirbaz şapkasına abrakadabra demesi gibidir.
'Ve öyle oldu' kadim cümlesini insanlığa hatırlatan ruhlar bizi davet ediyorlar. ''Gelin, anda olmayı öğrenin ve evrenin hediyelerini kucaklayın.
O hediyeleri kullanarak dünyada barış ve yükselişi yaratın.''
Tüm insanlığın ilahi bir yardıma ihtiyacı var ve ilahi yardım burada. Anda.. Sende, bende, bizde. Anda.
Birlikte bu kısa duayı edelim ve kalbinde o neşeyi duyabilenler ister içlerinden, isterlerse sesli '' ve öyle oldu desin. İçten içe kutlasın cennetin yeryüzüne yerleşmesini.
Yok o neşeyi kalbinde duyamıyorsan o da güzel.. Bu yapacak içsel çalışman var demek. İçinde henüz barış antlaşması imzalanmamış demek. İçinde kavga eden, bağışlamayan
bir yanın var demek. Güzel. bunun farkına varmak bile bütüne hizmet. İçine dön, bak, arın, şifalan, dönüş.. Ve yine duamıza gel, katıl.. Bu kez en içten coşkunla;
''Ve öyle oldu de''
Küçük duamız: ''Barış olsun, huzur olsun, aşk olsun, bilinçlerin birliğe yükselişi olsun. Ve öyle oldu. Şükürler olsun''